Erzurum Kongresinin 7 Ağustos 1919 tarihli Bildirisinden
Madde 5. Vatanımızda öteden beri birlikte yaşadığımız gayrimüslim unsurların, Osmanlı Devleti Yasalarıyla korunmuş olan, kazanılmış haklarına tamamen uyarız. Mal, can ve ırzlarının korunması, zaten dinimizin, ulusal geleneğimizin ve kanunlarımızın bir gereği olmakla birlikte, bu esas, kongremizin genel kanaatiyle de doğrulanmıştır.
Madde 6. İtilâf Devletlerince, mütarekenin imzalandığı tarihteki sınırlarımız içinde kalan, ve her bölümünde olduğu gibi, Doğu Anadolu illerinde çoğunluğu İslâm olan, kültürel, ekonomik üstünlüğü Müslümanlara ait olan ve birbirinden ayrılamaz öz kardeş olan din ve soydaşlarımızın yerleşik olduğu toprakların bölünmesi görüşünden tamamen vazgeçilerek, tarih, soy ve din haklarımıza uyulmasını ve bunlara karşı girişimlerin desteklenmemesini, ve bu şekilde tamamen hak ve adalete dayanan bir karar alınması beklenir.
Madde 7. Milletimiz, “insanî ve asrî” amaçları yüceltir. Teknik, sanayi ve ekonomi bakımından ihtiyaçlı durumumuzu takdir eder. Bundan ötürü; devlet ve ulusumuzun iç ve dış bağımsızlığı, vatanımızın bütünlüğü saklı kalmak üzere, altıncı maddede açıklanmış olan sınırlar içinde, ulusçuluk ilkelerine uygun ve yurdumuza karşı saldırı isteği olmayan her hangi devletin tekniğe, sanayie, ekonomiye ait yardımlarını hoşnutlukla karşılarız. İnsanlığın esenliği ve tümün huzuru adına, böyle insancıl ve adaletli kuralları kapsayan bir barışın tez elden kararlaştırılması en büyük ulusal isteğimizdir.