Basın Kurulu Başkanı Velit Bey’in yazılı soruları ve Atatürk’ün, yaveri aracılığıyla verdiği yanıtlar
İstanbul, 13/10/1919
Sivas’ta Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’ne
Sayın Paşam; kaç gündür sizinle Gazeteciler Kurulu adına yazışıyorduk. Bugün de Tasviri Efkar adına rahatsız edeceğim. Aşağıda bazı sorular sunuyorum. Amaç, Kuvayı Milliye’nin durumu üzerinde olabildiğince açık bilgi vermektir. Alınacak yanıtların ajans aracılığıyla Avrupa’ya çektirilmesine çalışılacaktır; bu sorulardan uygun görülenlere, yarınki sayıya yetiştirilmek üzere olabildiğince çabuk yanıt vermenizi rica ederim:
Tasviri Efkar Başyazarı
Velit
Velit Beyefendiye
Paşa Hazretlerinin tel yazınıza numara sırasıyla not ettirdiği yanıtları aşağıda sunuyorum:
Rumi 1296 (Milâdi 1880) tarihinde Selânik’te doğmuştur. İlk ve ortaöğrenimini Manastır’da, subaylık ve kurmaylık öğrenimlerini İstanbul’da bitirerek 1904 yılında kurmay yüzbaşı olmuş, 1907 yılına değin Suriye’de ve önyüzbaşı olduktan sonra, 1911 yılına değin Makedonya’da bulunmuştur; bu süre içinde ordu kurmaylığında, Redif Tümeni kurmaylığında, ordu ve kolordu kurmaylığında, Selânik Subay Talimgâh Komutanlığı’nda ve tren hattı müfettişliğinde görev yapmıştır. 31 Mart olayı üzerine Selânik’ten İstanbul’a giren birliklerin kurmay başkanlığında ve 1910’da Arnavutluk’ta girişilen harekâtta Harbiye Nâzırı Mahmut Şevket Paşanın kurmayı olarak bulunmuş, 1910’da Pikardi manevralarını izlemek için Fransa’ya gitmiştir. 1911’de Genelkurmay Başkanlığı Dairesi’nde görevlendirilmiş ve oradan, İtalya Savaşı dolayısıyla Libya’ya giderek bu savaşın sonuna değin Sirenaika bölgesinde Derne Birlikleri Komutanlığını yapmış, bu sırada Balkan Savaşı başlamış ve Bulgarların Çatalca hattına geldikleri bir sırada İstanbul’a dönerek Gelibolu Mürettep Kuvvetleri Kurmaylığı Harekât Şubesi Müdürü ve Bolayır Kolordusu Kurmay Başkanı olarak Balkan Harbine katılıp Edirne üzerine bu kolorduyla birlikte yürümüş, Dimetoka yöresinin düşmandan geri alınmasında eylemli olarak bulunmuştur. Balkan Savaşından sonra Sofya, Belgrad, Çetine ataşemiliterliklerini yapmak üzere Sofya’da görevlendirilmiş ve orada yarbaylığa yükseltilmiştir. Dünya Savaşı’nın ilânından sonra Tekirdağ’da yeni kurulan On dokuzuncu Tümen Komutanlığına atanmıştır. Mayos ve yöresi bölge komutanlığını yaptıktan sonra bu tümen ile bu bölgede bulunduğu sırada Arıburnu Kuvvetleri Komutanlığını üstlenmiş ve bunun sonucunda albaylığa yükseltilmiştir. Daha sonra Anafartalar Komutanı olmuş ve İngilizlerin çekilmeleri üzerine On altıncı Kolordu komutanı olarak Edirne’ye ve orada bir ay kadar kaldıktan sonra Diyarbakır, Bitlis, Muş yöresine, aynı sayı ile kolordu komutanı olarak gitmiş ve bu cephede tuğgeneralliğe yükseltilmiştir. Yığınak yapan İkinci Ordu içinde Bitlis ve Muş’u beş gün süren savaştan sonra Ruslardan geri almış ve bir süre sonra İkinci Ordu Komutan Vekilliğine ve az bir süre sonra da Hicaz Seferi Kuvvetlerine ordu komutanı olarak atanmış ise de, Şam’a kadar gittikten ve Sina cephesini denetledikten sonra, Medine’ye gitmesine gerek görülmediğinden, İkinci Ordu Komutanlığına asil olarak atanıp Diyarbakır’a dönmüş, 1917 yılında Halep’te yığınak yapan ve General Falkenhayn komutasında bulunan gruba giren Yedinci Ordu Komutanlığına atanmıştır. Bu general ile arasında, savaş hareketleri konusunda anlaşmazlık çıktığından bu hükümet de kendisinin görüşünü kabul etmediğinden, bu ordunun komutanlığından çekilmiş ve ardından atandığı İkinci Ordu Komutanlığını da kabul etmeyerek İstanbul’a dönmüştür. Bu süre içinde veliaht bulunan kişinin (Vahdettin’in) yanında Almanya’da Savaş Genel Karargâhı’na ve Alman Batı cephesine gitmiştir. Veliahdın padişah olması üzerine, padişahın sözlü ve ısrarlı buyruğu ile Falkenhayn’ın yenik olarak bıraktığı Nablus yöresindeki Yedinci Orduya yeniden gitmiş ve oraya varmasından on beş gün sonra yapılan İngiliz genel saldırısında bu orduyu Halep’e kadar geri çektiği sırada padişaha fahrî yaver olmuştu. Halep Savaşından sonra Yedinci ve -Adana yöresinde bulunan- İkinci Ordu’dan oluşan Yıldırım (Orduları) Grubu Komutanlığını üstlenmiş ve Ateşkes Anlaşmasından sonra İstanbul’a dönmüştür. Son zamanda, bilindiği gibi, Üçüncü Ordu Müfettişliği ile Doğu Anadolu’da bulunduğu sırada 8 Temmuz 1919’da askerlik mesleğinden çekilmiştir.
(Söylev, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, C. III, Basıma Hazırlayan: Ord. Prof. Dr. H. Veldet Velidedeoğlu, İstanbul 1994, 4. Bası, s. 149, Belge No: 144)