Kazım Karabekir Paşa’ya 16 Eylül 1919 tarihli telgrafından
...
c) Sivas’ta toplanan Kongre, Batı Anadolu delegeleriyle Erzurum Kongresi’nin Genel Kurulu’nu ve böylece – bütün Doğu Anadolu illeri adına yetki sahibi olmak üzere – Kongre kararı uyarınca seçilen özel bir kurul içinde bulundurduğundan, doğal olarak Sivas Kongresi, tüm Anadolu ve Rumeli adına ve bütün ulusu temsil etmek üzere genel bir kongre niteliğini kazanmıştır. Bu kongre, Erzurum Kongresi kararlarını ve örgütlerini oldukları gibi bir doğallıkla daha kapsamlı olarak kabul etmiş ve bunun sonucunda Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyet, “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” biçiminde kapsamlı bir ad altında genişletilerek birleştirilmiştir. Tüzüğün üçüncü maddesi ve Kongrenin temel kararları gerçekte bu yüce amacın sağlanmasını kesin olarak göstermiştir.
Sivas Genel Kongresi, Erzurum Kongresi’nde Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adına seçilen Temsilciler Kurulu’na tümüyle güvenini bildirerek (bunu olduğu gibi, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti için Temsilciler Kurulu olarak kabul etmiştir. Buna göre Sivas Genel Kongresi’nin kararları başka, Erzurum Kongresi’nin kararları başka ve Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin Temsilciler Kurulu başka, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin Temsilciler Kurulu yine başka gibi, başkalıklar ve ayrılıklar elbette söz konusu olamaz ve bunun söz konusu edilmesi, kuşkusuz ki, pek açık olan birlik amacımız ve kutsal ereğimiz için son derece zararlıdır. Durum bu olunca, birbirini ortadan kaldıran Temsilciler Kurulları olmadığı gibi, bunlardan birine girince öbüründen çekilmesi istenecek (çekilmesini istemenin doğru olabileceği) üyeler de yoktur. Bugün tüm Anadolu ve Rumeli’yi kapsayan cemiyetimizin Sivas’ta bulunan tek Temsilciler Kurulu, Erzurum Kongresi’nde tüzüğün ilgili kuralları uyarınca seçilmiş dokuz kişiden beşinin bir arada bulunmasıyla görevini sürdürmektedir. Bu kişiler, benimle birlikte Rauf ve Bekir Sami Beyefendilerle Raif ve Şeyh Hacı Fevzi Efendi Hazretlerinden oluşmaktadır. Bundan başka, Samsun Sancağı da, tüzük uyarınca, temsilci olarak Refet ve Süleyman Beyler’i aday göstermiş, Temsilciler Kurulunun toplantıda bulunan beş üyesi bunlardan Refet Bey’i yeğlemiş, orada bulunmayan üyelerinden Servet ve İzzet Beyler’in de düşüncesini sormuştu. Onlar yanıt da vermeselerdi ve verecekleri yanıt olumsuz da olsaydı, çoğunluk oyunun uygulanması doğal bulunduğundan, Refet Beyefendi, tüzük uyarınca Temsilciler Kurulu üyeliği kimliğini kazanmış ve göreve başlamıştır. Hak ve yetkisi ve çıkarları Doğu Anadolu illerininkinden hiçbir yönde az olmayan ve Sivas Genel Kongresi’nde bulundurduğu aydın ve kendi seçim yerlerini gerçekten temsil eden üyelerin nitelik ve nicelikleri, Erzurum Kongresi’nde bulunan üyelerinkinden hiçbir yönde aşağı olmayan Batı Anadolu’nun haklı ve meşru görüş ve önerilerini dikkate almayıp, onları sadece bağımlı durumunda bulundurmaya kalkışmak, bizim aklımızın bir türlü kabul edemediği noktalardandır. Herhalde onların da hakkını tanımak zorunludur. İşte hem bu zorunluluk yüzünden hem de –görevi başında bulunmayan eksik üyelerimizin çalışmalarından yararlanılamadığı için- yardıma olan gereksinmeden dolayı yine tüzüğümüzün sonlarındaki sekizinci maddenin Temsilciler Kurulu’na verdiği yetkiye dayanılarak, Genel Kongrece de Batı Anadolu için yetkili gösterilen kimselerden altı kişiyle Temsilciler Kurulu güçlendirilmiştir...Pek güzel belirttiğiniz gibi, Kanunu Esasi (Anayasa) gereğince zaten düşmüş ve yok olan ve yurdun ve ulusun yazgısına karşı hayınca girişimleri belgelerle ve eylemleriyle kanıtlanmış bulunan Ferit Paşa Kabinesini güvenilir görmemek ve onun yerine ulusal amaçlara hizmet eden meşru bir kabinenin iktidara getirilmesi gerekliliğini Padişaha bildirip duyurmak isteminden ibaret olan Sivas Genel Kongresi kararının kesinlikle yerinde olduğunu anlamak için derin bir incelemeye gereklilik yoktur. Bundan vazgeçmeyi önermek bilmem ne kadar doğrudur.
d) Ürküntü doğuran nokta, uygulanmasının yerinde olup olmayacağını tüzük gereğince, Merkez Kurullarından ve yetkili üyelerimizden sorduğumuz altı maddelik kararın içeriği ise, bunda telâşa düşmeye ve Sivas Kongresi’nin genel olduğu veya olmadığından, Temsilciler Kurulunun şöyle veya böyle olmasından söz etmeye hiç de gerek yoktur. Yapılması gereken şey, bu kararların uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin olmak üzere, hangi yönde olursa olsun, görüş ve düşünce bildirmekten ibarettir. Doğaldır ki, Temsilciler Kurulu her yandan gelecek olan görüşleri göz önüne alarak Genel Kurulca kabul edilip uygulanabilecek bir karar verir. Servet ve İzzet Beyler’in ille kendi düşünceleri kabul edilmezse, Temsilciler Kurulu üyeliğinden çekilmiş sayılmaları yolundaki yazıları, doğal olarak iyi etki yapmadı.
e) Temsilciler Kurulu’nca Trabzon Merkez Kurulu’ndan sorulan konular üzerinde bu kurulun düşüncesi anlaşılmadıkça, Temsilciler Kurulu’nca bir karara varılması olanaksız bulunduğundan, Trabzon Merkez Kurulunun yanıtını herhalde beklemekte olduğumuzu bildiririz.
f) Sorulan kararların altıncı maddesiyle güdülen amaç, İstanbul’da meşru bir hükümetin padişah tarafından iktidara getirilmesine değin, Ferit Paşa kabinesiyle yazışmanın kesilmesi olduğuna göre, her ili ne yapacağını bilmez ve kararsız bir halde bırakmayıp, genel durumdan haberli kılabilmek için yetkili bir yazışma mercii gösterilmesinin uygun olacağıdır; buna dayanılarak yazışma merciinin, Sivas’ta Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk cemiyeti olabileceği bildirilmişti. ... Sivas Genel Kongresi toplantı ve görüşmelerini sona erdirmiş olduğundan, Doğu Anadolu illerinin her yanından delegeler çağırarak yeniden ve olağanüstü bir kongre toplanması gerekliliği, başta yüksek kişiliğiniz olmak üzere birçok değerli kişilerin anımsatması üzerine düşünülmüş bir noktadır. İşbu açıklamalarla, kuşkuların giderilebileceği inancıyla saygılarımızı sunarız efendim.
Anadolu ve Rumeli Temsilciler Kurulu
Sivas 16/09/1919
(Söylev, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, C. III, Basıma Hazırlayan: Ord. Prof. Dr. H. Veldet Velidedeoğlu, İstanbul 1994, 4. Bası, s. 77-80, Belge no: 94)