Atatürk’ün, Ulusal Kongre Bildirisine ve Temsil Heyetine yapılan müracaata verdiği cevap

 

Altmış kadar derneğin, Milli Ahrar, Sulh ve Selâmet-i Osmaniye, Ahâli-i İktisat ve Sosyalist Birliği gibi siyasi partilerin ulus ve ülke yazgısını tam olarak kurtarmak amacıyla yaptıkları işlerden dolayı teşekkür ederiz. Söylentiler üzerine açıklamak gereği duyduğunuz görüşler bizce de önemli bulunmuştur. Bu gibi söylentilerin doğru olup olmadığını açıklığa kavuşturmak zor oluyor. Çünkü bir taraftan sizin de güya Çiftçi Derneği adı altında İttihat ve Terakki taklidi olan Teceddüt Fırkası’nın üyelerini milletvekili yaptırmak için Eskişehir, İzmit, Kastamonu, Kütahya, Bursa, Trabzon, Erzurum ve Sivas gibi mahallere birçok mektuplar ve hatta görevliler gönderdiğiniz ve hatta bazı kişilere Teceddüt Fırkası’nın aday listesini yolladığınız ve bu suretle birlik sağlamaya çalışan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin ulusal örgütünde karışıklığa neden olmakta ve bugün kendi lisanınızla beğenmediğinizi söylediğiniz bir kurul oluşmasına çalıştığınız hakkında şikayetler olmuştur.

Ulusun seçeceği milletvekillerinin gerekli ahlâk ve nitelikleri taşımaları tabii ki bizce de, pek istenen bir konudur. Ancak, bu konuda denenmiş kimseleri tamamen tanımadığımız içindir ki işi doğrudan doğruya ulusun vicdan ve saflığına terk etmeyi gerekli bulduk.

Bu suretle ulusun oyunu kazanacak milletvekillerinden oluşacak kurula, ne içerden, ne de dışarıdan hiç kimsenin itiraza hak ve yetkisi olmaz. Bazı milletvekili adaylarının Kuvayı Milliye’den kazandıkları etkilerle seçilmeye çalıştıkları doğrulanmaya muhtaçtır. Temsil Heyeti’nin hiçbir yerde temsilcisi olmadığından bu yönde aldığınız haberler doğru değildir. Bu haberi verenlerin amacı Müdafaa-i Hukuk Cemiyetine mensup olan herhangi bir kişinin, milletvekili seçiminde yasaların verdiği hak veya görevi her ulus ferdi gibi kullanmakta olmaları ise, bu pek tabiidir.

Milletvekili seçimi hakkındaki bildirimizin verdiği güvenin gerçekleşmesi için bizden fiili hareket beklenirse bunda mazur olduğumuzu bildirmemize izin veriniz. Çünkü, teklifinizi yerine getirmek için seçimlere fiilen müdahale etmek lâzımdır. Halbuki cemiyetimiz, bir siyasi parti olmayıp bütün partilerin görüşlerine saygılı, ancak belirli amaçlar için ulusun birliğini sağlamaya yönelik bulunduğundan seçimlere özellikle fiilen müdahale halinde bir tarafa yakın ve diğer taraflara karşı durmayı kabul etmek gerekecektir ki bu da cemiyetin amacına aykırıdır.

Bugünkü hükümet de, cemiyetimizin milletvekili seçimine fiilen karışmamasını doğru bularak bunu heyetimizden talep etmiş ve bu yolda söz verilmiştir. Bu nedenle, milletvekillerinin seçimiyle oluşacak ve Millet Meclisinin bazılarının hoşuna gitmemesinden dolayı cemiyetimiz hiçbir sorumluluk kabul etmez.

Seçimlerde, ulusu aydınlatmak için siyasi partilere faaliyet meydanı açıktır. Böyle metru bir faaliyete karşı çıkanlar hakkında da, hükümeti yasanın gereklerini uygulamaktan kimse menedemez.

Cemiyetimiz adına yasa dışı fiil ve hareketlerde bulunanlar varsa, bu gibilerin nerede ve nasıl hareketlerde bulunduklarının bildirilmesi halinde cemiyetimizce önlem alınmakta gecikilmeyeceğine inanın. Bununla beraber telgrafınıza verdiğimiz cevap içeriğinin herkesçe bilinmesi fikirleri aydınlatmaya yarayacağından her ikisinin de gazetelere verilmesi rica ve buraca da yayınlanacağı arz olunur efendim.

Heyeti Temsiliye namına

Mustafa Kemal

(Prof. Dr. M. Tayyip Gökdoğan, Milli Mücadele Başlarken, II, s. 161-163’ten nakleden: Sadi Borak, Atatürk’ün Resmi Yayınlara Girmemiş Söylev, Demeç, Yazışma ve Söyleşileri, İstanbul 1997, s. 337-338)